SEÇİLMİŞ SÖZLER

Yaz Kur'an Kursları, çocukların camiler ile buluştuğu en uzun zamanlar oluyor.

İdealist bir Kur'an öğreticisinin elinde çok güzel hizmetler ortaya çıkıyor…(30.08.2010)

Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr.Mehmet GÖRMEZ

ZİYARETÇİ SAYACI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün93
mod_vvisit_counterDün135
mod_vvisit_counterBu Hafta791
mod_vvisit_counterBu Ay1928
mod_vvisit_counterToplam55980

AKTİF KONUKLAR

Şu anda 13 ziyaretçi çevrimiçi

GÜNÜN SÖZÜ

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır. Dünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun.
İbn-i Semmak -

En Çok Okunanlar

ANNE VE BABALARIN DİKKATİNE!

RAMAZAN DEDE (KS) HAZRETLERİ KİMDİR?

RAMAZAN DEDE’DE YAZ KUR’AN KURSU BİR BAŞKA GÜZEL!

RAMAZAN DEDE CAMİİ 2009 SBS PUAN ÇİZELGESİ

Ramazan Dede Camii İlahi Grubu

FİDAN İLE DEĞNEK

YAZ KUR'AN KURSLARIYLA İLGİLİ 30 TAVSİYE

Güle Nasihat

Her mevsimde açmak marifet değil
Bahar müjdesini almadan açma
Bütün kuşlar sana name yağdırsa
Bülbülün sesini duymadan açma



Yazın sonu sonbahar aldanma sakın
Haşin rüzgâr yıpratır solar ağlarsın
Yaprakların dökülür neye yararsın
Bülbül seferinden dönmeden açma


Serçe şendir ama her dala konar
Sana bülbülden başka haramdır her yar
İkiniz bir oldukça her mevsim bahar
Bülbül dallarına konmadan açma

 

Hamit Kunt

YABANCI GÖZÜYLE, İNSANLIĞIN EFENDİSİ(sav) PDF Yazdır E-posta
Yazar Ramazan Dede Camii   
Perşembe, 22 Temmuz 2010 10:53

İmam-ı Rabbanî Hz, “Ben sözlerimle Muhammed’i(sav) övmüş olmadım, aslında sözlerimi Muhammed’le(sav) övmüş ve güzelleştirmiş oldum” derken Rasulullah Efendimizin, sözünün geçtiği her mekanı, her kelimeyi güzelleştirdiğini ne güzel ifade etmiş. Kendinden sonraki  hatta önceki devirlere ilham olmuş , İsmi Rabbininkiyle  hep  yanyana yazılmış, hiç ayrılmaz bir birliktelik tablosu çizmişler. İnsanlar ondan önce de, sonra da O`nun kurtarıcılığını gözlemiş, karanlıkları aydınlığa kavuşturmasını beklemiş, ismiyle huzur ve afiyet bulmuşlar.

 O yaratılanların en şereflisi olma ünvanını taşırken, biz de onun sevgili ümmeti olma şerefini almışız. Yani en kıymetlinin, kıymetlisi olmuşuz…Ne mutlu…Bunun değerini bilmek, sorumluluklarımızın bilincinde olmak gerek.Hakkında nice kitaplar yazılmış, nice güzel sözler söylenmiş, konferanslar, tezler, araştırmalar yapılmış ve şiirler yayınlanmış. Kimse belki de yeterince ve hakkıyla onu tarif edememiş.

Ne o anlatılmakla eskiyecek, bıkıp usanılacak, ne de biz onu anlatmaktan yorulacak degiliz. Ama sözün güzeli, kısa olanıdır deyip, mekânı söz ehline bırakalım…

Dr. Gustav Weil  ’History of the Islamic Peoples’

…”Muhammed halkının  parlak bir örneğiydi. Karakteri tertemiz ve saftı.. Evi, yemeği, elbisesi, nadir  bulunan bir sadeliğin sembolüydü.. Yani  ne arkadaşlarından gördüğü özel bir saygı şekli vardı, ne de kölelerinin kendisi için yapabileceği bir hizmeti kabul etme iddiasındaydı….Her an herkes için ulaşilabilir bir insandı. Hastaları ziyaret ederdi  ve herkese acırdı. Yardımseverliği, cömertliği ve toplumun refahı için çalışma isteği sınırsızdı…”

Alphonse De La Martaine “Historie de la Turquie” 1854 Paris

…”Büyük amaçlar, küçük araçlar ve şaşırtıcı sonuçlar; eğer bu üç şey insan dehasının kriterleri olsaydılar, kim Muhammed ile tarihteki herhangi büyük bir insanı mukayese etmeye cesaret edebilirdi?

Bir çok meşhur insan orduları, kanunları ve imparatorlukları oluşturdular. Gözlerinin önünde parçalanıp giden maddi kuvvetlerden başka ne kurdular. Fakat bu insan, Sadece orduları, yasaları, imparatorlukları, halkları, hanedanları değil, milyonlarca insanı da harekete geçirdi. Bundan daha fazlası, mihrapları, putları, fikirleri, inançları ve ruhları kökünden sarstı.

Her harfi kanun olan Kutsal kitabın temel noktasından hareketle, her dilden ve ırktan insanları biraraya getiren  manevi bir milliyet yarattı.Yalancı ilahlardan nefret etti. Tek ve maddi olmayan bir Tanrıyı sevmeyi müslüman ümmetine silinmez  bir karakter olarak bıraktı…”

Mahatma Gandhi, ‘Young India,’1924.

…”Milyonlarca insanın kalbine  tartışmasız hakim olmuş birinin hayatını öğrenmek istiyordum. Okuyunca kesin olarak inandım ki, o yıllarda İslamın bir yer kazanmasında kılıcın bir rolü yoktu.

Peygamberin tam olarak kendini geri planda bırakması, sözüne sedakati, vicdanlılılığı, onu takip edenlere ve dostlarına özverisi, yiğitliği, korkusuzluğu, üstlendiği görevde Allah”a tam güvenmesi, kesin ve yalındı.

Bu özelliklerle  bir zorluğun üstesinden gelmek için ille de kılıç taşımak gerekmiyordu…Peygamberin hayatını anlatan kitabın ikinci cildini bitirdiğimde, bu muazzam hayata dair daha fazla okunacak bir şey olmayışından dolayı son derece üzgündüm…”

George Bernard Shaw  ‘The Genuine Islam,’ Cilt 1, No. 8, 1936.

…”Avrupa ve İngiltere”de önümüzdeki yüz yıllar içinde bir dinin hakim olma şansı varsa bu ancak İslam olabilir…

…Muhammed”in hayatını  inceledim, hristiyanlığa karşı biri olarak benim görüşüme göre o harika bir adam, O`nu “İnsanlığın Kurtarıcısı “olarak çağırmak gerekir…”

 

James Michener  ‘Islam: The Misunderstood Religion,’ Reader’s Digest, Mayıs 1955

…”Hiç bir din İslam kadar hızlı yayılmamıştır. Batıda yaygın bir inanç vardır ki; müslümanlık kılıç zoruyla yayılmıştır. Fakat modern bilim adamı bu fikri asla kabul etmez..Ve Kur`an`ın vicdan özgürlüğünü desteklediği çok açık ve seçiktir..”

De Lacy O’Leary  ‘Islam at the Crossroads,’ Londra, 1923.

…”Tarih kesin olarak göstermiştir ki; dünyayı  kılıçtan geçiren ve İslam”a girmeye zorlayan fanatik askerler efsanesi tarihçilerin tekrar edip durduğu, en saçma en  anlamsız ve en abes safsatalardan biridir…”

Prof. Dr. Michael Hart

…” Benim, ünlülerin en ünlüsü olarak  Muhammed’i  tercihim , O’nun hem peygamberliği, hem de dinî ve dünyevî seviyede fevkâlâde başarılı olmasıdır. İnsanlık ahlâkı, felsefî ve hukukî olarak İslâm’dan daha mükemmel bir din görmemiştir. Hz. Muhammedin vefatından sonra da İslâm, dünyanın doğusunda ve batısında yayılmaya devam etti. Dünyada hâlâ bir çok insan kalpleriyle ve akıllarıyla İslâm’a yöneliyor. Hz. Muhammed’in  davet ettiği din, 14 yüzyıl önce medeniyetin ve kültür merkezlerinin dışındaki bir bölgede doğmuştu. Ve zor şartlar altında yol aldı. Buna rağmen İslâm, dünyanın her yönüne yol buldu. Ve inanıyorum ki  Muhammed  gibi, her yönüyle mükemmel bir insan, bir daha gelmez…”

John Davenport

…”Peygamberler, fâtihler arasında târih-i hayâtı; Hz. Muhammed’in Târihi gibi, en ince teferruâtına kadar, en mevsuk şekilde kayd ve zapt olunan bir kimse gösterilemez…”

Dostoyevski   

…”Büyük İslâm Peygamberi Yüce Yaratıcı’nın katına çıkıp onunla buluşmuştur. Ben Mirac’a bütün kalbimle inanıyorum…”

Kaynak: www.islamic.org

Hazırlayan:ykaradavut

 
YASİN ERGÜVEN
Web Tasarım YASİN ERGÜVEN İnternet Hizmetleri GeredeNET