SEÇİLMİŞ SÖZLER

Yaz Kur'an Kursları, çocukların camiler ile buluştuğu en uzun zamanlar oluyor.

İdealist bir Kur'an öğreticisinin elinde çok güzel hizmetler ortaya çıkıyor…(30.08.2010)

Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr.Mehmet GÖRMEZ

ZİYARETÇİ SAYACI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün91
mod_vvisit_counterDün135
mod_vvisit_counterBu Hafta789
mod_vvisit_counterBu Ay1926
mod_vvisit_counterToplam55977

AKTİF KONUKLAR

Şu anda 13 ziyaretçi çevrimiçi

GÜNÜN SÖZÜ

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır. Dünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun.
İbn-i Semmak -

En Çok Okunanlar

ANNE VE BABALARIN DİKKATİNE!

RAMAZAN DEDE (KS) HAZRETLERİ KİMDİR?

RAMAZAN DEDE’DE YAZ KUR’AN KURSU BİR BAŞKA GÜZEL!

RAMAZAN DEDE CAMİİ 2009 SBS PUAN ÇİZELGESİ

Ramazan Dede Camii İlahi Grubu

FİDAN İLE DEĞNEK

YAZ KUR'AN KURSLARIYLA İLGİLİ 30 TAVSİYE

Güle Nasihat

Her mevsimde açmak marifet değil
Bahar müjdesini almadan açma
Bütün kuşlar sana name yağdırsa
Bülbülün sesini duymadan açma



Yazın sonu sonbahar aldanma sakın
Haşin rüzgâr yıpratır solar ağlarsın
Yaprakların dökülür neye yararsın
Bülbül seferinden dönmeden açma


Serçe şendir ama her dala konar
Sana bülbülden başka haramdır her yar
İkiniz bir oldukça her mevsim bahar
Bülbül dallarına konmadan açma

 

Hamit Kunt

BİLİNÇLİ OLMAK PDF Yazdır E-posta
Yazar Ramazan Dede Camii   
Perşembe, 22 Temmuz 2010 10:38

Sevgili Kardeşlerim,

Yüce Allah’a ibadet ve itaat için yaratılan, akıl, fikir ve irade ile donatılan, kendisine sayısız nimetler verilen, peygamberler ve kitaplarla doğru yol gösterilen insanoğlu, sorumlu bir varlıktır. Sorumluluk: "Bireyin, üzerine düşen görevleri yerine getirmesi, başkalarının haklarına saygı göstermesi ve kendi davranışlarının sonuçlarına sahip çıkabilmesi" olarak tanımlanmaktadır.(1)

Allah katında önemli ve değerli olan insanın; Rabbine, kendine ve içinde yaşadığı toplum ve çevreye karşı vazifeleri vardır. Kur’an-ı Kerim; yerin ve göğün taşımaktan çekindiği emaneti, insanın yüklendiğini hatırlatmaktadır.(2)Bu husus, varlıklar arasında sadece insanın ehliyet sahibi olduğuna ve sorumluluk taşıdığına işaret etmektedir. O halde, sorumlu kişinin; söz ve davranışları dini, içtimai ve hukuki sonuçlarla bağlıdır.
Bu bağlar; aile, akraba, komşuluk ve arkadaşlık ilişkileriyle başlar, daha sonra bütün milleti kuşatan halkalarla genişleyerek devam eder… Zira insanlar, aynı gemiyi paylaşan yolcular gibidir. Geminin bir bölümü su alırsa, kısa bir süre sonra bütün yolcular için de tehlike vardır. Dolayısıyla herkes, suyun gemiye sızmasına karşı önlem almak durumundadır.

Değerli Okurlarım,

İslam, insanoğluna varlığının sebebini ve hayatın gayelerini vahyin aydınlığı ile açıklıyor: “ Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız”(3), “Kim zerre kadar iyilik(hayr) yapmışsa onu görür, kimde zerre kadar şer(kötülük) işlemişse onu görür” (4), “Sonra andolsun ki, o gün size verilen nimetlerden hesap vereceksiniz”(5), “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun”(6).İlgili bu ayetler, gösteriyor ki; her fert, emrinde ve çevresinde bulunan insanların ihtiyaçlarını karşılamak ve hukukunu korumakla sorumludur.

Görüyorsunuz! Dünyada sağduyu sahibi, işinde liyakatli, hayatın ve içindekilerin farkında olan bilinçli insanlar yükümlülüklerini yapmaz veya pasif kalırlarsa ne oluyor? Sorumluluk alanlarını ihlal ve ihmalin sonucu olarak toplum düzeni bozuluyor, “nemelazımcı, sorumsuz, egoist, despot, entrikacı, vb.” tipler ahtapot gibi toplumu sarıyor, kasırga gibi sarsıyor, ur gibi milletin umutlarının boğazına yapışıyor, kanser gibi vücuda yayılıyor, halk maddi ve manevi çok zararlara uğruyor… “Milletler, topla, tüfekle, zırhlı ile uçaklarla yıkılmaz. Milletler, ancak aralarındaki sorumluk bilincine bağlı, birlik ve beraberlik ruhu çözülerek, herkes kendi başının derdini, kendi menfaatini, kendi çıkarını temin etme kaygısına düştüğü zaman yıkılırlar.”(7)

Sevgili Okurlarım,

İnsanlığın sorumluluk bilincinin oluşmasında peygamberimizin pratik yaşamdaki sözleri ve uygulamaları, Kur’anın öğretileri; ferdi ve sosyal hayatta akılcı, makul ve uygulanabilir özelliktedir. İnsana verilen nimetler sayısızdır. Akıl, ilim, iman, evlat, mal, sıhhat bu nimetlerin başlıcalarını teşkil eder. “İnsan; ilahi emanetleri yüklenmiş, Allah’ın Rab oluşunu ikrar etmiş, akıl, vicdan, düşünme, anlama, okuma, yazma, dileme, seçme, sevme ve kızma… Yetenek ve duygularıyla donatılmış bir varlıktır.”(8) Böylece, herkesin toplumun üyesi olarak, sorumluluk anlamında üzerine düşeni yapmak suretiyle, sosyal barışa ve huzura katkıda bulunmak zorunluluğu vardır. Bu aynı zamanda, aynı coğrafyada birlikte yaşamanın da bir gereğidir.

İnsanlar sorumluluklarını yerine getirebildiği oranda yükselir. Yoksa çözümde yer almayanlar problemdirler. Çok şükür milletimizin, maziden atiye uzanan çizgisinde, ortak değerleri olan vatan, millet, bayrak, Kur’an ve ezan gibi kutsal duygular söz konusu olduğunda, sorumluluk bilinci, heyecan, fedakârlık, birlik ve beraberlik ruhu, en üst ve ileri derecede olmuştur. Şanlı tarihimiz, sağlam kültürümüz, örnek medeniyetimiz, yaşadığımız ibretli olaylar ve hatıralar, bunun en güzel şahidi ve canlı misalleridir.

Çocuklarımıza sorumluluk duygusunun aşılanacağı okul ve aile gibi iki kutsal ocakta, iyi nesillerin yetişmesi için devletin ve milletin el ele vermesini sağlamak önemli sorumluluk alanlarımızdandır. “Sorumlu insanlar: içinde yaşadığı toplumun meselelerinden uzak, sadece kendi şahsi hesabı ile baş başa yaşayamaz. Meşruiyet hudutları içinde gücü ve sorumluluğu nispetinde her olayla ilgilenmek zorundadır.. Şuurlu ve sorumlu insan, hareket adamıdır. Daha güzelini, daha doğrusunu yapamamanın sancısını yaşar. Kendini her derdin ve kusurun sorumlusu sayar.”(9)

Kıymetli Kardeşlerim,

“Sorumluluk bilinciyle yaratılan insanın, başta Allah olmak üzere, kendisine, ailesine, komşularına ve topluma karşı vazifeleri vardır. Topluma karşı görevlerinin başında, müslümanların birbirini sevmesi ve birbirlerinin haklarına saygı göstermesi gelmektedir. İslami terbiye ile yetişmiş insan, seven ve sevilen, merhamet eden, herkesle hoş geçinen ve kendisi ile hoş geçinilen; kendisiyle, ailesiyle, içinde yaşadığı toplumla, milletiyle ve bütün insanlıkla barışık olandır.”(10) Böyle bir müslüman, maddi ve manevi alanda iyilikte yardımlaşır, muhtaçlara yardım elini uzatır. Kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılamak ister, yakınlarına ve topluma yük olmamak için çalışır. Harcarken ne israf eder, ne de cimrilik yapar. Dini sorumluluğa sahip olan kişi, Allah hakkı olarak kabul edilen kamu mallarını korur, haksız yollarla bunları elde etmeye çalışmaz. Cenab-ı Allah’ın: “Sizi boş yere yarattığımızı ve gerçekten (hesap vermek üzere)huzurumuza geri getirmeyeceğimizi mi sandınız?”(11) ve sevgili peygamberimizin(sav) de: “Hepiniz çobansınız,gözetiminiz altında bulunanlardan sorumlusunuz!..”(12) uyarısı herkesedir.

 

Sorumluluk gıdası verilmiş parlak nesiller devletine saygılı, milletine vefalı, ailesine sefalı ve insanlığa faydalı olacaktır.


Kaynaklar:

1-Diyanet İlmi Dergi ( Eylül 2006)

2-Ahzab s.72

3- Nahl s.93

4- Zilzâl s.7–8

5-Tekasür s.8

6- Tahrim s.6
7-Diyanet Aylık Dergi, Aralık 2007

8- Sevgi ve Dostluk shf.15(Doç.Dr.İ.Karagöz)

 9- Dini ve Sosyal Hayatımız, sh.162(A.Rıza Temel)

10-Kürsüden Öğütler, DİB Yayınları

11-Mü’minun s.115

12-Riyazü’s Salihin h.no:281

Yakup KARADAVUT
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 
YASİN ERGÜVEN
Web Tasarım YASİN ERGÜVEN İnternet Hizmetleri GeredeNET