SEÇİLMİŞ SÖZLER

Yaz Kur'an Kursları, çocukların camiler ile buluştuğu en uzun zamanlar oluyor.

İdealist bir Kur'an öğreticisinin elinde çok güzel hizmetler ortaya çıkıyor…(30.08.2010)

Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr.Mehmet GÖRMEZ

ZİYARETÇİ SAYACI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün95
mod_vvisit_counterDün135
mod_vvisit_counterBu Hafta793
mod_vvisit_counterBu Ay1930
mod_vvisit_counterToplam55982

AKTİF KONUKLAR

Şu anda 34 ziyaretçi çevrimiçi

GÜNÜN SÖZÜ

Dünya şehvetlerle donatılmış, âfetlerle kuşatılmıştır. Dünya malının helalinin hesabı, haramının azabı vardır. Dünyaya yakınlık ve ilginiz ona göre olsun.
İbn-i Semmak -

En Çok Okunanlar

ANNE VE BABALARIN DİKKATİNE!

RAMAZAN DEDE (KS) HAZRETLERİ KİMDİR?

RAMAZAN DEDE’DE YAZ KUR’AN KURSU BİR BAŞKA GÜZEL!

RAMAZAN DEDE CAMİİ 2009 SBS PUAN ÇİZELGESİ

Ramazan Dede Camii İlahi Grubu

FİDAN İLE DEĞNEK

YAZ KUR'AN KURSLARIYLA İLGİLİ 30 TAVSİYE

Güle Nasihat

Her mevsimde açmak marifet değil
Bahar müjdesini almadan açma
Bütün kuşlar sana name yağdırsa
Bülbülün sesini duymadan açma



Yazın sonu sonbahar aldanma sakın
Haşin rüzgâr yıpratır solar ağlarsın
Yaprakların dökülür neye yararsın
Bülbül seferinden dönmeden açma


Serçe şendir ama her dala konar
Sana bülbülden başka haramdır her yar
İkiniz bir oldukça her mevsim bahar
Bülbül dallarına konmadan açma

 

Hamit Kunt

HİCRET’İ ANLAMAK VE YAŞAMAK PDF Yazdır E-posta
Yazar Ramazan Dede Camii   
Pazar, 06 Mart 2011 17:10

HİCRET’İ ANLAMAK VE YAŞAMAK

Merhaba, Sevgili Dostlar!

Öncelikle,1 Muharrem 1432 Hicri Yılınızı tebrik ederim. Hicri 1432 yılının tüm insanlığa huzur, mutluluk ve bereket getirmesini dilerim.

 

İnsanlığın varlığıyla beraber vuku bulmuş birçok önemli hadiseden biride hicrettir. Dünde meydana gelmiş bugünde meydana gelecektir. Hicretin İslam Tarihi açısından değeri çok büyüktür.

 

Hicret sözlükte; “terk etmek, ayrılmak, ilgisini kesmek, anlamına gelir. Terim olarak Dini sebeplerle bir yerden diğer bir yere göç etme ve özellikle Hz. Peygamberin Mekke’den Medine’ye göç etmesi olayı anlamına gelmektedir”.[1]

 

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz, diğer bütün Peygamberler gibi Rabbinden almış olduğu emir ve yasakları insanlara ulaştırmış, onların dünya ve ahirette huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmeleri için en büyük fedakârlığı göstermiştir. Hz. Peygamber ve kendisine inanan müminler kendilerinden önceki Peygamberlerin ve onların kavimlerinin başlarına gelen akibetle karşılaşmışlar, hicret etmeye mecbur bırakılmışlardır. Peygamber Efendimizin bu kadar çabasına rağmen müşrikler, insanlık dışı birçok baskılar gerçekleştirmişlerdir. Bu baskıların neticesinde ise Medine’ye Hicret kararı alınmıştır.

 

Hicret sadece peygamberimizin hayatında vuku bulan bir olay değildir. Kuran-ı Kerim önceki peygamberlerin ve onlara inananların da hicret etmeye zorlandıklarını bildirir. Kuran-ı Kerimde Hz. İbrahim “Doğrusu ben Rabbimin emrettiği yere hicret ediyorum”[2] buyrulmak suretiyle hicret ettiği bizlere bildirilmiştir. Ayrıca, Hz. Lut,[3] Hz. Şuayb[4] Hz. Musa[5] ve daha birçok peygamberin hicret ettiği haber verilmiştir. Ayetler bize göstermektedir ki, Hicret olayı sadece belli bir döneme ait bir olay değildir. Önemli olan ise neden, nereye ve hangi niyetle hicret edildiğidir.

 

Saygıdeğer Okurlarım,

 

Bilindiği gibi Hz. Peygamberimiz(sav), Mekke şehrinde doğmuştur. Yüce Allah, O'nu burada peygamber olarak görevlendirmiştir. Görevinin gereği olarak, "(Önce) en yakın akrabalarını uyar." (6) âyet-i kerimesi gereğince, yakınlarından başlamak üzere, insanları İslâm'a davet etmeye başlamıştır. Hicret; İslâm davasının hedefe giden yolunda bir dönüm noktasıdır. Hicret; İslam toplumunun teşkilatlanması, bir güç haline gelmesi ve çevresine kendini kabul ettirmesi sürecinin ilk adımı olmuştur. Hicretin hareket noktası İslam’ın hareket noktasıdır. Burayı anlayamazsak hicreti anlayamayız! Sadece “hz.peygamberimiz Mekke’de zorluklarla karşılaştı, Medineye hicret etmek zorunda kaldı” vs. diye işin zevahirinde kalırız. Hâlbuki Hicret, çileyi yaşamaktır, insana sevdirilen her bir şeyi arkada bırakmaktır. Hicret, Allah rızası için; anadan, babadan, yardan, diyardan, maldan, mülkten hatta candan, evlattan vazgeçişin, ibretli ve meşakkatli kıssasıdır.  Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Fahr-i Kâinat (s.a.s.)’e “Ey Mekke! Vallahi sen Allah katında yeryüzünde en hayırlı yerisin. Vallahi eğer buradan çıkmaya mecbur edilmeseydim çıkmazdım.”(7) dedirten duygudur Hicret. Necip Fazılın ifadesiyle: “Baktığımız her ufkun öte yanına hasret;

Bir ömür sürüyoruz; nereye varsak hicret...”

Hicreti hazırlayan sebeplere bakılırsa stratejisini şöyle özetleyebiliriz:

Hicret; her vesile ile birlik, beraberlik ve dayanışmayı vurgulayan İslam’ın hayat bulmasına yol açan önemli bir olaydır. Hicret; imanın maddi güç karşısında kazandığı zaferin simgesidir. Hicret; her şeylerini Allah için, göz kırpmadan terk eden Mekkeli Muhacirler ile onları bağırlarına basan, muhtaç oldukları halde onları kendilerine tercih eden Medineli Müslümanların, Ensarın destanıdır. Bu destanda fedakârlık, kardeşlik, ahde vefa, birlik ve beraberlik, değerlerin paylaşımı, özgürlük aşkı, adalet, saygı ve hoşgörü temel konulardır.

 

Hicret; Allah’a ibadete, insanî erdemlere, rahmet ve medeniyete gönlünü açanların zaferi; bu değerlere kapılarını kapatanların mağlubiyetidir. Hicret; nurun hayat buluşu, karanlığın aydınlığa dönüşüdür. Bu büyük dönüşümün gerçekleşmesine katkıda bulunmuş olmanın Allah katında elbette bir mükâfatı vardır. Yüce Kitabımız Kur’an bu mükâfatı: “İman edip hicret edenlerin ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.”(8) ayetiyle dile getirmektedir.

 

Sevgili Dostlar Kısaca;

Hicret, Mekke’de yeşeren fidanın Medine’de çınar olması, birbirini daha önce tanımamış insanların kardeş ilan edilmesidir. Hicret, Kardeşlik üzerine en güçlü İslam medeniyetinin oluşmasıdır. Hicret, İlahi aşkın adıdır. Gözünü kırpmadan, ilahi davadan dönmeden, gerekirse canını vermek ve İslam’ı yaşayacak şartların aranmasıdır Hicret. Bugün benim Hicretim nasıl gerçekleşecek? Sorusunun cevabını Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyuruyor. “Gerçek hicret Allah’ın yasak ettiği şeylerden uzak durmaktır.”(9)

Bizler de Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınıp nefsimizin kötü isteklerine dur diyerek her an Hicret halinde olabilir ve Rabbimizin şu müjdesine nail olabiliriz. “Rableri onlara şu karşılığı verdi: “Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır.”(10)

Sözlerimi, Üstad, Necip Fazıl’ın hicret şiirinden bir buket sunarak bitirmek istiyorum:

 

HİCRET

 

 

Mekke'yle Medine arası yollar;

Çizik çizik, hasret arası yollar.

Vardığı her nokta yine başlangıç;

Gitgide Allah'a varası yollar.

Mekke'yle Medine arası yollar.

……

Ayakta, Medine Müslümanları,

İslâm'ın "Yardımcısı" kahramanları...

Rasûller Rasûlü uğruna fedâ

Malları, canları, hânümanları...

Ayakta, Medine  Müslümanları. (11)

 

 

Kaynakça;

1-TDV İslam Ansiklopedisi, “Hicret” md. c. 17, s.458

2-Ankebut, 29/26

3-Hicr, 15/65

4-Araf, 7/88

5-Taha,20/77-78                                                                                                                                                                                                                           6-Şuarâ-26/214                                                                                                                                                                                                                                7-İbnMace,Menasik-103                                                                                                                                                                                                        8-Tevbe,9/20                                                                                                                                                                                                                      9- Buhari, İman-4

10- Âli İmran, 3/195

11- Necip Fâzıl KISAKÜREK

 

Hazırlayan: Yakup KARADAVUT

Ramazan Dede Camii İmam Hatibi/Gerede

e-mail: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 
YASİN ERGÜVEN
Web Tasarım YASİN ERGÜVEN İnternet Hizmetleri GeredeNET